YKS sonuçları açıklandı ve şimdi belki de en zorlu kısım başladı: tercih dönemi. Puanınız elinizde, önünüzde uzun bir üniversite ve bölüm listesi var ama karar bir türlü netleşmiyor. İşte tam bu noktada yaşanan yoğun gerilime tercih dönemi stresi diyoruz. Her temmuz ayında binlerce öğrenci ve veli, “Doğru seçimi yapabilecek miyim?” sorusunun ağırlığıyla baş etmeye çalışıyor. Bu yazıda, Çorlu ve Tekirdağ’da psikolojik danışmanlık veren Uzman Psikolog Sena Kaymakçı’nın gözünden, hem öğrenciye hem de aileye yönelik somut baş etme önerilerini bir araya getiriyoruz.
Tercih Dönemi Stresi Neden Bu Kadar Yoğun?
Tercih süreci, kısa bir zaman dilimine sıkışmış çok büyük bir kararı barındırır. Genç, ilk kez hayatını doğrudan etkileyecek bir seçimi tek başına yapıyormuş gibi hisseder. Bu his tamamen doğaldır.
Stresi büyüten birkaç neden var:
- Belirsizlik kaygısı: Hangi bölümün geleceğe daha uygun olduğu net değildir. Bilinmeyen, zihni sürekli meşgul eder.
- Karar verememe: Çok fazla seçenek, çoğu zaman kararı kolaylaştırmaz, tersine felç eder. Buna “seçenek yükü” denir.
- Aile baskısı: İyi niyetli de olsa ailenin beklentileri, gencin kendi sesini duymasını zorlaştırabilir.
- Karşılaştırma: Sosyal medyada arkadaşlarının tercihlerini gören genç, kendini yetersiz hissedebilir.
Bu belirtiler bir “sorun” değil, büyük bir kararın karşısında verilen son derece insani tepkilerdir. Önemli olan, bu gerilimi yönetilebilir hale getirmektir.
Özellikle temmuz ayında, tercih formunun teslim tarihi yaklaştıkça bu gerilim doruğa çıkar. Zaman baskısı, zihnin sakin düşünmesini zorlaştırır ve panikle alınan kararlar sonradan pişmanlık yaratabilir. Bu yüzden tercih dönemi stresini erkenden fark edip yönetmek, hem daha isabetli bir seçim hem de daha huzurlu bir süreç için kritik önem taşır.
Öğrenciler İçin Pratik Baş Etme Önerileri
Eğer şu an tercih listenizin başında saatlerce oturup hiçbir yere varamıyorsanız, aşağıdaki adımlar zihninizi yeniden düzenlemenize yardımcı olabilir.
1. Kararı Küçük Parçalara Bölün
Tüm listeyi tek seferde çözmeye çalışmayın. Önce “kesinlikle istemediklerim”, sonra “olabilir” ve en son “gerçekten istediklerim” şeklinde üç gruba ayırın. Büyük karar, küçük ve yönetilebilir kararlara bölündüğünde zihin rahatlar.
2. “Doğru” Değil, “Bana Uygun” Seçeneği Arayın
Tek bir mükemmel tercih olduğu inancı, en büyük stres kaynaklarından biridir. Aslında her bölümün artıları ve eksileri vardır. Kendinize “Hangisi hatasız?” yerine “Hangisi bana ve ilgi alanlarıma daha yakın?” diye sorun.
3. Bedeninizi İhmal Etmeyin
Uykusuzluk, düzensiz beslenme ve gün boyu ekran başında kalmak kaygıyı doğrudan artırır. Kısa yürüyüşler, düzenli uyku ve birkaç dakikalık nefes egzersizleri, zihinsel yükü hafifletir. Nefesinizi yavaşlatmak, bedeninize “güvendesin” mesajı gönderir.
4. Duygularınızı Yazıya Dökün
Kafanızdaki karmaşayı bir deftere yazmak, düşünceleri dışarı çıkarır ve netleştirir. “Neyden korkuyorum?” ve “En kötü ne olabilir?” sorularına yazılı yanıt vermek, belirsizlik kaygısını somutlaştırır.
5. Sürekli Bilgi Toplamaya Ara Verin
Tercih döneminde her gün onlarca video izlemek, forum yorumu okumak ve herkese fikrini sormak, kararı kolaylaştırmak yerine kafa karışıklığını artırır. Kendinize belirli bir “araştırma saati” belirleyin ve o saatin dışında konuyu zihninizden bir süreliğine çıkarın. Bilgi kirliliğinden uzaklaşmak, kendi iç sesinizi duymanızı sağlar.
Sınav ve karar süreçlerinde yaşanan yoğun gerilim bazen kişinin tek başına yönetemeyeceği bir boyuta ulaşabilir. Böyle durumlarda sınav kaygısı konusunda profesyonel destek almak, süreci çok daha sağlıklı geçirmenizi sağlar.
Aileler İçin: Nasıl Destek Olunur, Nasıl Baskı Yaratılmaz?
Sevgili anne ve babalar, çocuğunuzun iyiliğini istemeniz kadar doğal bir şey yok. Ancak endişe bazen istemeden baskıya dönüşebilir. İşte destekleyici bir tutum için birkaç öneri.
Dinleyin, Yönlendirmeden Önce
Çocuğunuza “Şunu yaz” demeden önce “Sen ne düşünüyorsun?” diye sorun. Genç, fikrinin değerli olduğunu hissettiğinde hem daha rahat karar verir hem de size daha çok güvenir.
“Biz” Diliyle Konuşun
“Sen yanlış yaparsın” yerine “Bu kararı birlikte konuşabiliriz” demek, gencin yükünü paylaşır. Karşılaştırma cümlelerinden (“Kuzenin şu bölümü yazmış”) uzak durun; bunlar öz güveni zedeler.
Kendi Kaygınızı Çocuğunuza Aktarmayın
Ailenin belirsizlik kaygısı, çoğu zaman gence yansır. Kendi endişenizle baş etmek için bir eşinizle, bir yakınınızla konuşmak, çocuğunuzun üzerindeki görünmez yükü azaltır.
Kararın Sahibi Genç Olsun
Sonunda o üniversiteye gidecek olan çocuğunuzdur. Onun kendi kararını sahiplenmesi, sorumluluk duygusunu ve motivasyonunu güçlendirir. Sizin göreviniz, yol boyunca yanında olan güvenli bir liman olmaktır.
Belirsizlikle Barışmak Mümkün
Tercih dönemi, aslında hayatın ilerleyen yıllarında sıkça karşılaşacağımız “belirsizlikle birlikte yaşama” becerisini öğrenmek için bir fırsattır. Hiçbir seçim, geleceğin tamamını garanti etmez ve bu, hata yaptığınız anlamına gelmez.
Şu üç hatırlatmayı aklınızda tutun:
- Verilen hiçbir karar geri dönülemez değildir; yatay geçiş, çift anadal ve başka yollar her zaman vardır.
- Kaygı, umursadığınızın işaretidir; onu bir düşman değil, size yol gösteren bir sinyal olarak görün.
- Mükemmel karar diye bir şey yoktur; en iyi karar, elinizdeki bilgiyle verdiğiniz karardır.
Ne Zaman Profesyonel Destek Almalı?
Kaygı zaman zaman herkesin yaşadığı bir duygudur. Ancak aşağıdaki durumlar sürüyorsa, bir uzmandan destek almak süreci kolaylaştırır:
- Karar verememe hali günlük yaşamı, uykuyu ve iştahı belirgin biçimde etkiliyorsa,
- Sürekli bir huzursuzluk, çarpıntı veya “kötü bir şey olacak” hissi varsa,
- Aile içi gerginlik iletişimi tamamen kopardıysa,
- Genç kendini çaresiz, değersiz ya da umutsuz hissediyorsa.
Bu noktada bireysel görüşmeler ve öğrenci danışmanlığı desteği devreye girer. Görüşmelerde amaç bir tanı koymak değil; gencin kendi değerlerini, ilgi alanlarını ve güçlü yönlerini fark etmesine, karar sürecini daha net ve sakin yönetmesine eşlik etmektir. Aileler de bu süreçte nasıl destekleyici olacaklarına dair somut yollar öğrenir.
Çorlu ve Tekirdağ’da Psikolojik Danışmanlık
Tercih dönemi stresini tek başınıza taşımak zorunda değilsiniz. Çorlu ve Tekirdağ’da öğrencilere ve ailelere yönelik psikolojik danışmanlık desteği veren Uzman Psikolog Sena Kaymakçı ile bir araya gelerek bu süreci daha sağlıklı geçirebilirsiniz. Telefonda ücretsiz bir ön görüşme için iletişim sayfasından bize ulaşabilirsiniz. Doğru bir başlangıç, çoğu zaman paylaşılan tek bir konuşmayla başlar.